TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

Soruşturmaydı, şikeydi derken, nihayet kavuştuk o çok (!) özlediğimiz Türk Futbolu’na. Kavuştuk kavuşmasına da, bu yoğun  maç  trafiği size de biraz tuhaf gelmedi mi?

Spor Toto Süper Lig’in ismine leke sürüldüğünü düşünen TFF ligleri eylül ayının başına erteleme kararı aldı önce. Buraya kadar bir sorun yok gibi görünüyordu. Sonuçta bizimkinden daha fazla takımla oynanan ve hemen  hemen aynı tarihlerde başlayan ligler var Avrupa’da. Acele işe şeytan karışır lafının ne kadar doğru olduğunu bire bir yaşayarak idrak ediyoruz. Farklılık yaratacağız, Türk Futbolu ‘nu zirveye çıkaracağız bahaneleriyle, apar  topar Playoff sistemi getirildi Süper Lige.Tutuklu olanlar hariç, kulüp başkanları ve temsilcileri toplandı, oylama yapıldı ve bu  kaos ortamından doğan yeni çocuğun adı kondu: Playoff.

Futbolumuzu yöneten  kişiler başta olumlu  baktılar  bu  işe belli ki, gayet yüksek bir oy çokluğuyla kabul gördü bu fikir. Ama küçük bir detay atlandı  sanki tüm hesaplar yapılırken:

Yayıncı  kuruluş  daha fazla maç yayınlayıp, daha fazla para kazanacak dediler. Kulüpler daha fazla para kazanacak dediler. Lig ‘in heyecanı hiç bitmeyecek, hatta playoff  sayesinde bir  kat daha artacak dediler. Ama aylardan Eylül’dü, ve Spor Toto Süper Lig’in 34. haftası  için seçilen tarih  9 Nisan’dı. Eylül’ün  9′ undan  Nisan ayının  9′ una  kadar olan  süreye  34 lig maçı  + Türkiye Kupası maçlarını sığdırmak zorunda kaldı  Federasyon. Herkesin dikkatini çekmistir herhalde, lig başladığı  günden bu yana boş  gün olmadı  hiç !

Her gün  beş büyüklerden birinin maçı veriliyor Lig Tv ekranlarinda. Geçen sezon sonu art arda gelen El Classico’lar baymıştı  izleyenleri. Daha “3. hafta” olmasına karşın, aynı durum Spor Toto Süper Lig için de geçerli bence. Yoğun maç trafiğini takip etmek o kadar güç bir hal aldı ki, artık taraftarlar bile karıştırır oldu, hangi gün kimin maçı var diye.

Tüm bunlar bir yana, lig başlamadan  homurdanan  bazı  spor  adamları, fikstürü görme faslından yaşama seviyesine geçince acı gerçekle karşılaştı. İki gün arayla maç oynuyor  takımlarımız, sakatlıklar diz boyu, ömrü hayatında böyle bir fikstür görmemiş oyuncularda adaleler sigorta misali tek tek atıyor, ticari çıkarlarını düşünüp üç  kuruşluk futbol  keyfimizi yer ile yeksan edenler de koltuklarından seyrediyorlar bu  manzarayı!

Ufukta bir tehlike görüyorum sevgili futbolsever arkadaşlarım!  2 günde bir lig maçına çıkan takımlarımızdan iki tanesi Avrupa Kupası’ nda da boy gösteriyorlar. Lig’in ağabeylerini görüyoruz, dakikalar  65’i  gösterdi mi yerleri öper hale geliyor oyuncular. Anadolu devrimi ve benzeri ucuz, buram buram popülizm  kokan sloganlarla nihayet el birliğiyle batırıyoruz futbolumuzu yerin yedi kat dibine.

Bana öyle geliyor ki, bu izlediklerimiz sadece fragman… Asıl film, şike soruştuması  hakkında  nihai karar verilince başlayacak!

 

Rıdvan ERDEM

Reklamlar
Published in: on Eylül 30, 2011 at 11:36  Comments (2)  

Krallığımız Açılıyor!

Herkese Merhaba!

 
‘ Myrmidons! Kılıç kardeşlerim! Binlerce askerden oluşan orduların yanında olmaktansa sizin yanınızda savaşmayı her zaman tercih ederim! Hiç kimseye bizim ne kadar güçlü olduğumuzu unutturmayın! Bu kumsalın ötesinde ne olduğunu biliyormusunuz? Ölümsüzlük! Sizindir!’

Demiş Yunanlı Akhilleus Truva savaşından önce. Troy filmini izlediyseniz, Akhilleus’un dünyanın en güçlü savaşçısı olmasına rağmen, bütün derdinin ölümsüz olmak olduğunu görmüşsünüzdür. Amacına ulaşmak için de Truva savaşını kazanıp, tarih kitaplarındaki efsaneler arasına katılmayı tercih etmişti ünlü savaşçı. Hikayeyi hatırladıkça şu anda Türk futbolunun ne kadar kötü bir durumda olduğunu, ama bir o kadar da futbolumuzu kurtarıp efsaneler arasına girmeyi hedefleyen insanlara ihtiyacımız olduğunu anladım. Şu zamanlarda kulüpler arası bölünmeden çok hepimizin birlik olup, sevdiğimiz ve önem verdiğimiz futbol için savaşmamız gerekiyor. Aynı Akhilleus’un dediği gibi, bundan yıllar sonra çocuklarımıza ya da torunlarımıza Türk futbolunun geçtiği şu dönemleri anlatırken, bu kaosdan bizi çıkaran efsanelerden bahsedecegiz. Bence hiç bir şey için çok geç değil! Ölümsüzlük sizindir!

Futbolumuzun başlamasıyla birlikte geçen sene başlattığımız blogumuzu tekrardan açıyoruz! Futbola verilen her ara insana uzun gelir, fakat bu sefer verdiğimiz ara çok farklıydı! Uzun süre üzerine kitapların yazılacağı, komple teorilerinin kurulacağı bir yaz geçirdik. Belkide geçirdiğimiz yaz aylarından sonra en iyi öğrendiğimiz şey yalan yanlış transfer haberlerini bile özleyecek hale gelebilmemizdir. Yaşanmış ve yaşanacak gelişmeleri sezon boyunca kafa yorup, tartışacağız. Her hafta konuk yazar köşemizde insanların uzman oldukları konular hakkında bilgi edinip, deneyimlerinden ders çıkarmaya uğraşacağız. Ayrıca özelikle bu sene, her fırsatta yabancı basından çeviriler yapıp yayınlamayı planlıyoruz.

Son olarak futbol bloglarının ilk ve tek spor programı olan Midas Futbol Sohbetlerine devam ediyoruz! Herkesin katılımları, yorumları ve zaman içinde gelecek bir çok yeniliklerle Midas’ın Krallığı futbol seven insanların buluştuğu ve bilgi paylaştığı bir yer olacaktır. Bol heyecanlı, tartışmalı ve paylaşımlı bir sezonun geçmesi dilekleriyle…

Published in: on Eylül 12, 2011 at 16:22  Comments (2)